Yunanistan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yunanistan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Sakız adası kaçamağı // Kios trip!

Bayram haftasonu’nda Sakız adası’na gittik.

Sakız adası yani Kios. Xios. Chios. Khios. O kadar çok yazım şekli var ki... Anladınız siz beni;)

 

Bayram dolayısıyla biz Türkler oldukça doldurmuştuk orayı. Neredeyse herkes Türkçe konuşuyordu ama yine de Yunan adası’nda olmanın verdiği, keyif, tatil havası, avrupai bir durum söz konusuydu!

Çeşme limanından Ertürk Lines’dan aldığımız feribot biletlerimizle çıktık yollara. Adaya varmak tam yarım saat sürdü. Oldukça hızlı... Adaya vardık, topitop arabamız bizi bekliyordu.
Fiat Panda. 2 aile yani 2 ana, 2 baba, 2 bebe, 2 puset ve 2 valiz demek oluyor bu! Bir şekilde sığdık o arabaya ve çıktık yollara.
 

Otelimize gittik, yepyeni bir süpriz bizi bekliyordu.
Booking.com’un azizliğine uğramıştık. Bize 1 oda ayarlamışlar. 2 aileye yani 6 kişiye! Başka da boş oda yok otelde... Otelimiz görüntü olarak çook güzeldi. Gerisi boş! :)


Dedik morallari bozmayalım zaten 1 gecemiz var, bir şekilde uyuruz biz burada!
Bıraktık eşyalarımızı, doluştuk arabamıza, gittik plaja.

Komi Beach’e gittik. Çok güzel deniz, çocuklar için aktivite de (kano, deniz bisikleti, kum, kumda kaydırak gibi) var. Denizi de şahane. Kumlu sahil alabildiğine gidiyor...

Orada kafeler yan yana. Şezlonglar ücretsiz. Biz şezlong olarak Venetico’da oturduk. Kafesi en güzel görünen, şezlongları en güzel olan yer burasıydı. Kahvelerimizi içtik, dondurmalar yedik.
Öğlen yemeğimizi Nostalgia’da yedik. Venetico’nun hemen yanı. Lobster spagettileri ve deniz mahsüllü spagettirlerimizi söyledik. Cacık, kızartmalar, karides, kalamar, greek salad... Yemeğimiz efsaneydi!

 

Yunanistan’daysanız yemeğinizin yanında ya Uzo iyi gider ya da Retsina! Biz tercihimizi Retsina’dan yana kullandık. 6-7 şişeyi devirdik. Keyifler gıcır bir şekilde akşam saatlerine kadar oradaydık. Sonra orada karşılaştığımız 1 çift arkadaşımızla onların oteline gittik oradan da akşam yemeği için rezervasyon yaptırdığımız yere, Apomero’ya gittik.

 

Yemek güzeldi ama taze balık ürünleri yemek istiyorsanız oraya gitmeyin derim. Mekan şahane bir manzaraya sahip ve canlı müzik var. Gece 01:00’e kadar servis var. Ama menü mezelerden ve kebap türü yemeklerden oluşuyor. Bizim de 2 yaşındaki kızlarımız yanımızdaydı diye 21:30 civarı yemeği bitirdik ve otele dönüş yaptık. Zaten günün yorgunluğu da çoktu...
Akşamımızı bu şekilde bitirmiş olduk.

Gece yarı uyanık bir gece olduysa da sabah yepyeni bir güne uyandık. Otelde avlumuzda çok keyifli bir kahvaltı yaptık. Ardından çıktık yollara.

Pyrgi’yi gezmeye gittik. Yarım saatlik bir yürüme zaten... Çok değişik bir mimarisi var. Mozaiklerle kaplı bütün binalar.
 
Orayı gezdikten sonra güneş tepemizde bizi kavuruyorken hadi artık denize dedik. Çok bahsedilen, volkanik patlamaların etkisiyle oluşan simsiyah taşlı Emporeios Beach’e gittik. Ama orası full taşlık. Şezlong, şemsiye, kafe gibi şeyler yok. Denize girip çıktık.

 

Ve yine Komi Beach’e gittik. Tüm günümüzü yine aynı yerde geçirdik. Ve dönüş yoluna geçtik. Sakız adası 2 gün 1 gece hem yeterli hem de çok keyifle gidilebilecek rahat bir yer.

Gitmişken benim için de retsina ve en önemlisi “freddo espresso” için!

Tatilin iyisi kötüsü, uzunu kısası yok. Adı üstünde tatil. Çoook keyifli olmasını dilerim!
İyi tatiller!

Yılbaşı zamanında Bodrum - KOS tatili



Biz bu tatili Yılbaşı zamanında yaptığımız için Kos gibi "yazlık" tatil mekanları için biraz "ölü sezon" oldu elbette..
Bodrum, yerel halkından dolayı bir nebze doluydu... ama Kos gerçekten bomboştu.
Bakkallarda bile her üründe kasada %20 indirim vardı, yeter ki malları satılsın diye!
Ve meşhur, bilinen birçok Kos mekanı kapalıydı, tadilattaydı...

Yine de gezdiğimiz gördüğümüz yediğimiz yemeklerden bahsetmezsek olmaz!
4 çift gittik ve hepimiz 1,5 yaşında olan çocuklarımızla gittik!
Hem "baby friendly" dediğimiz mekanlar bulmak hem de önce onlara yemek bulmak hep önceliğimizdi.
Çocuklarıyla tatile gitmek isteyenlere duyurulur!
Kos kışın bile gitseniz rahat vakit geçireceğiniz bir yer!

Kos'ta birçok "taverna" da mükemmel güzel yemekler yedik.
Onlar uyurken "Retsina" yudumladık, uzo'ları içtik...



Otelimize çok yakın bir cafe'den bahsettiler bize çocuklar için çok güzel bir yer diye ve hemen oraya gittik!
F.R.I.E.N.D.S. cafe. süper bir mekandı.
Bizim Kanyon "Fun Gate"in çok daha eğlenceli ve güzeliydi.
Anne-babalar için de güzel vakit geçirilebilir bir mekandı.
Kos'ta bir gün araba kiralayıp küçük köylerini gezmek istedik.
Zia'da durup orada Olympia Taverna'da yemek yedik.

 

Kos'ta hep balık ürünleri yemekten sıkıldık derseniz çok güzel İtalyan seçeneği de vardı... (eve/otele servisleri bile var) Casa Della Pasta. Spagetti Bolonez'i ve pizzaları gerçekten çok başarılıydı.



Çocuklar uyuduktan sonra da hala eğlenmek için enerjisi olanlar için yaz aylarında "barlar sokağı" olan yer kapalıydı elbette ama Lab Art Cafe diye bir yer keşfettik (otelimize çok yakındı) bizdeki Babylon gibi bir mekandı. Her gün başka bir grup çıkıyor müzik çalıyordu.
Şarkılar yunanca rock olsa bile biraz içkiyle müzik ve arkadaşlarla ortam hemen güzelleşiyor! :)



  iyi eğlenceler!

 
Etiketler: , , 0 yorum | edit post

Symi'de Manos...


Symi'ye yolunuz dusecek olursa...
cok secenek yok zaten elbet goreceksiniz ama yine de onden bir giris yapmam gerek! - hatta mumkunse rezervasyon yaptirmaniz gerek!

Manos'u cook seveceksiniz! Sahibi olan adami (Manos'mus adi da zaten) ozellikle cok seveceksiniz... arkadas canlisi, hos sohbet, tipik her Yunanlı gibi bizim Turk oldugumuzu duyunca Türkçe bir şeyler söylüyor :)
bir de yemekleri var kii...!!
Karideslerden mutlaka mutlaka yeyiniz! ve daha birçok şeyden!

Bir mekan daha vardı... adını tamamen unuttum... adanın sol kanadında kalıyor... yine denizin üstünde bir mekan...
Fisherman's Risotto vardı menüde biz ordayken ...
ne boy gelir ki falan deyip herkes kendine 1 porsiyon söylemişti...
benim 2 kafam edecek büyüklükte bir tabak ve içi full risotto ve balık ürünleriyle doluydu... 2 tane tabağımızı iptal etmek durumunda kalmıştık...

zaten bu adalarda yemek ve denizden başka pek birşey yok :)
Buz gibi denizin, muhteşem yemeklerin tadını çıkarın...
Hoşçakalın...

Etiketler: , 0 yorum | edit post

kalbim Symi'de kaldi...


Symi...
yaz ayları geldi bile neredeyse!
ve hatta herkesin tatil planları sonlanmak üzere...
herkes gitmek istediği yeri belirledi...
artık biletler alındı...

bu yazımı henüz programı olmayanlara yazıyorum! :)
illa sevgili şart değil...
yalnızsanız kafa dinlersiniz...
alırsınız kitabınızı, kafanızı, kalbinizi, bikinilerinizi...
oranın sessiz, eğlenceli, durgun sularına kendinizi bırakırsınız...

gitmediyseniz, bilmiyorsanız...
gitmeyi düşünüyorsanız ve acaba?? diyorsanız!
durun! düşünmeyin...
sadece gidin...
bu ada gerçekten rüya gibi...
uyandığınızda ben gerçekten burada mıyım? diyorsunuz kendi kendinize...

küçük bir ada... biz 1 gece 2 gün oradaydık...
değer miydi sorusuna cevap vermeme gerek yok...
yukarıyı okumuşsanız.. :)

ve şimdi... eeen başa dönüyorum...
Marmaris'teydik...
Symi'ye yelkenli küçük bir tekneyle gittik...
hiç rüzgar olmadığı için ne yelkenlimizin bir anlamı oldu ne de boş yere geçen saatlerimizin :) rüzgar olsa 1-2 saat max. süren yolculuk bizim tekneyle 5 saat sürdü...
ve bir anda Türkiye sularından Yunanistan sularında bulduk kendimizi...
ne enteresandır ki çook uzaklarda bir ada görüyorsunuz, biliyorsunuz ki ülkeniz orası, Marmaris orası...
ama siz Yunanistan'da bambaşka insanlarla, bambaşka dilde konuşan, eğlenceli, komik, değişik bir yerdesiniz...
araba var ama çok çok az...
genel olarak scooter ve ATV'ler geziyor etrafta...
bir de tabiki boy boy tekneler var...
herkes bir şekilde bu adaya geliyor...
neyse sonunda iniyoruz adaya...
başlıyoruz etrafı gezmeye...
zaten ada turumuz neredeyse 1 saatte bitiyor.. :)
bence adanın en güzel otelinde kalıyoruz... butik bir otel...
otelde değil sanki ev kiralamışız gibi... herkesin kendi evi var... evimizin anahtarını alıyoruz... balkonumuz, bahçemiz, mutfağımız, salonumuz, odamız var... evcilik gibi...

bende evin içinde çocuk gibiyim :) sürekli fotoğraf çekmeye başladım... ölümsüz olsun istiyorum gördüğüm her yer!
neyse giyiniyoruz... çıkıyoruz...
çok meşhur bir yere yemeğe gidiyoruz - orayı ayrıca yazacağım ;)
ardından herkes evlerine dağılıyor ama biz istemiyoruz...
gezelim görelim istiyoruz... müzik gelen yerler duyuyoruz...
müziğin geldiği yere doğru yürüyoruz... bir yerde oturuyoruz..
biraz biz de içiyoruz (yemek de zaten içmişiz, devam ediyoruz!)
tepemize bakıyoruz yıldızlarla dolu... yarın güneşli olacak diyoruz...
bir de görüyoruz ki bugün dolunay!...
acaba şu kumların olduğu yerden gece karanlığında girsek mi suya diyoruz?
hadi hadi hadi diyerek birbirimizi gaza getiriyoruz...
sonra vazgeçiyoruz hem kafamız dönüyor, hem üşüyoruz :) pişman da olmuyor değilim hani... ama olsun bir dahakine diyorum!
bir dahakine mutlaka giricem o suya! (demek ki bir daha mutlaka gelicem buralara!)
ertesi gün oluyor... muhteşem bir güneşle uyanıyoruz...kahvaltı ediyoruz...
ATV kiralayıp bir de şu tepelerde neler var görelim diyoruz...
geziyoruz.. geziyoruz..
ATV aynasında bizden bir goruntu :



sonra yorulup deniz molası veriyoruz bir plaja giriyoruz...
sonra doyurucu, nefis bir öğle yemeği yiyoruz...
bir de bakmışız ki Marmaris'teyiz..!

rüya mıydı?? diyorum...
bitti mi şimdi?
iyi ki elimde bu resimler kalmış... gerçekti biliyorum...
doyamadan bitti, tadı damağımda kaldı diyorum...


Etiketler: , 0 yorum | edit post