Uzun bir aradan sonra!

Çok uzun zaman oldu yazmayalı... Uzak kaldım buralardan. Vicdanım rahatsız tabi bu konuda. Yazacak hem çok yer birikti hem de telefonumda çektiğim fotoğraflar... Londra notlarım var... Kapadokya notlarım var... Kavala notlarım var... Çeşme notları desek zaten çok... Önümüz YAZ! Yeni yazılar da beni bekler! Takipte kalın, yeni yazılarımla geliyorum! Herkese iyi yazlar şimdiden! Bol D vitaminli günleriniz olsun!

Sakız adası kaçamağı // Kios trip!

Bayram haftasonu’nda Sakız adası’na gittik.

Sakız adası yani Kios. Xios. Chios. Khios. O kadar çok yazım şekli var ki... Anladınız siz beni;)

 

Bayram dolayısıyla biz Türkler oldukça doldurmuştuk orayı. Neredeyse herkes Türkçe konuşuyordu ama yine de Yunan adası’nda olmanın verdiği, keyif, tatil havası, avrupai bir durum söz konusuydu!

Çeşme limanından Ertürk Lines’dan aldığımız feribot biletlerimizle çıktık yollara. Adaya varmak tam yarım saat sürdü. Oldukça hızlı... Adaya vardık, topitop arabamız bizi bekliyordu.
Fiat Panda. 2 aile yani 2 ana, 2 baba, 2 bebe, 2 puset ve 2 valiz demek oluyor bu! Bir şekilde sığdık o arabaya ve çıktık yollara.
 

Otelimize gittik, yepyeni bir süpriz bizi bekliyordu.
Booking.com’un azizliğine uğramıştık. Bize 1 oda ayarlamışlar. 2 aileye yani 6 kişiye! Başka da boş oda yok otelde... Otelimiz görüntü olarak çook güzeldi. Gerisi boş! :)


Dedik morallari bozmayalım zaten 1 gecemiz var, bir şekilde uyuruz biz burada!
Bıraktık eşyalarımızı, doluştuk arabamıza, gittik plaja.

Komi Beach’e gittik. Çok güzel deniz, çocuklar için aktivite de (kano, deniz bisikleti, kum, kumda kaydırak gibi) var. Denizi de şahane. Kumlu sahil alabildiğine gidiyor...

Orada kafeler yan yana. Şezlonglar ücretsiz. Biz şezlong olarak Venetico’da oturduk. Kafesi en güzel görünen, şezlongları en güzel olan yer burasıydı. Kahvelerimizi içtik, dondurmalar yedik.
Öğlen yemeğimizi Nostalgia’da yedik. Venetico’nun hemen yanı. Lobster spagettileri ve deniz mahsüllü spagettirlerimizi söyledik. Cacık, kızartmalar, karides, kalamar, greek salad... Yemeğimiz efsaneydi!

 

Yunanistan’daysanız yemeğinizin yanında ya Uzo iyi gider ya da Retsina! Biz tercihimizi Retsina’dan yana kullandık. 6-7 şişeyi devirdik. Keyifler gıcır bir şekilde akşam saatlerine kadar oradaydık. Sonra orada karşılaştığımız 1 çift arkadaşımızla onların oteline gittik oradan da akşam yemeği için rezervasyon yaptırdığımız yere, Apomero’ya gittik.

 

Yemek güzeldi ama taze balık ürünleri yemek istiyorsanız oraya gitmeyin derim. Mekan şahane bir manzaraya sahip ve canlı müzik var. Gece 01:00’e kadar servis var. Ama menü mezelerden ve kebap türü yemeklerden oluşuyor. Bizim de 2 yaşındaki kızlarımız yanımızdaydı diye 21:30 civarı yemeği bitirdik ve otele dönüş yaptık. Zaten günün yorgunluğu da çoktu...
Akşamımızı bu şekilde bitirmiş olduk.

Gece yarı uyanık bir gece olduysa da sabah yepyeni bir güne uyandık. Otelde avlumuzda çok keyifli bir kahvaltı yaptık. Ardından çıktık yollara.

Pyrgi’yi gezmeye gittik. Yarım saatlik bir yürüme zaten... Çok değişik bir mimarisi var. Mozaiklerle kaplı bütün binalar.
 
Orayı gezdikten sonra güneş tepemizde bizi kavuruyorken hadi artık denize dedik. Çok bahsedilen, volkanik patlamaların etkisiyle oluşan simsiyah taşlı Emporeios Beach’e gittik. Ama orası full taşlık. Şezlong, şemsiye, kafe gibi şeyler yok. Denize girip çıktık.

 

Ve yine Komi Beach’e gittik. Tüm günümüzü yine aynı yerde geçirdik. Ve dönüş yoluna geçtik. Sakız adası 2 gün 1 gece hem yeterli hem de çok keyifle gidilebilecek rahat bir yer.

Gitmişken benim için de retsina ve en önemlisi “freddo espresso” için!

Tatilin iyisi kötüsü, uzunu kısası yok. Adı üstünde tatil. Çoook keyifli olmasını dilerim!
İyi tatiller!

de.ly Alaçatı - Çeşme keşifleri

Çeşme keşiflerime devam ediyorum...

Beni instagramdan takip edenler görmüştür, Alaçatı'da geçtiğimiz hafta müthiş cosy bir italyan mekanı açıldı!

 De.ly Alaçatı

 

Mekanın şefi İtalyan Luigi ve Türk şef Okan muhteşem lezzetler hazırlıyorlar!
Ömer yanınıza geliyor siparişlerinizi alıyor sonra mutfağa italyanca bağırıyor!
Alaçatı'da mıyız İtalya'da ara sokakta bir kasabada mı belli değil!..
Menü yok, karatahtalarında bugüne özel ne varsa yazıyor.
Alkol yok, çok masa yok mutlaka rezervasyonlu gidilmeli.
Fiyatlar civardaki mekanlara kıyasla uygun...ve civardaki mekanlara göre çoook lezzetli!

Bir iddaları yok, keyif için açmışlar... Hal böyle olunca iş direk güzel oluyor. Yapılan yemekler keyifle yeniyor!

Biz başlangıç olarak Caprese salata istedik. Ardından herkes ortaya bir şeyler istedi...
Çilekli risotto mu olur demeyin! Mutlaka sipariş edip deneyin! Pesto soslu penne, pizza diavola, mantarlı risotto yendi. Herkes yemeğinden çok memnun kaldı. Tatlılardan tiramisu oldukça başarılıydı ve tabii ki nutellalı pizza - anlatmama gerek var mı?

Karnımız tok, yüzümüzde koca bir gülümsemeyle mekandan ayrıldık.

Bu arada de.ly'nin içerisinde bir de galeri var.
Mahir Güven resimleri ve Fatih Merter fotoğraflarını da orada görebilirsiniz!

 

Bir de siz deneyin derim!
Sevgiler & afiyetler!

Tarla Alaçatı - Çeşme'de kahvaltıya devam!

Şimdi herkes kemerlerini bağlasın.
Sizi Alaçatı'nın hiç bilmediğiniz arka sokaklarına, tarlalara götürüyorum!

Bol resimli bir yazı sizleri bekliyor!

 

 Bu yaz açılan, daha çok taze bir mekandan bahsediyorum sizlere : TARLA ALAÇATI 



Çok şeker, gencecik karı-kocanın işlettiği çok cici bir mekan.
Hatta sanki biz onların evine misafirliğe gitmişiz gibi bir mekan.
Onlar bize mutfaklarında yumurtlarını yapıyor, biz bahçelerinde keyif yapıyoruz gibi...

Bahçesi öyle huzurlu, öyle rahat.
Dekorasyonu muhteşem!
Masalar romantik, hamaklar, salıncaklar çok keyifli...



Burası, bu ailenin "tarlasıymış". 
Lara, bizim küçük kızları ve bizi alıp tarlalarında gezmeye çıkardı...
Domates ağaçlarını, cherry domatesleri, biberleri, patlıcanları, hepsini gördük hatta olmuş olanları kızların koparmalarına izin verdi. 2 yaşında kızların bundan ne kadar keyif aldığını tahmin edersiniz.

 

Üstüne bir de aşağılara götürdü bizi, tavukları horozları ve köpeklerini görmeye gittik.
Burası çocuklarınızla çok keyifli kahvaltı edebileceğiniz, müthiş huzurlu bir yer.

 

 Bu arada "hadi artık masaya gelin!" çağrısı aldık, heyecanla masamıza kurulduk.
Demleme çaylarımızın eşliğinde bi gazla masadakileri süpürdük.
Ev yapımı minik poğaçalar, çeşit çeşit peynirlerle ve mükemmel reçelleriyle gönlümüzü fethetti.
Biz bir yandan yumurtalarımızın siparişini verirken, bir yandan önümüze gelen peynirli ve ıspanaklı gözlemelerin tadını çıkarıyorduk.

 

Bir yumurtalar geldi ki, kelimeler yetmez!...
Spesiyalleri olan hellimli sosisli göz yumurta ve ekmek içerisine oturtulmuş humuslu pastırmalı göz yumurta efsaneydi!

 

Buranın maximum kapasitesi 40 kişi.
Bu yüzden buraya kahvaltıya gelmeden önce rezervasyon yaptırmanız şart! 40 kişi diyorlar çünkü mutfakta 5 kişiler, gelenlere layikiyle güzel hizmet verebilmek için çok kalabalık istemiyorlar mekanı...

Öğlen yemeği veya akşam yemeği henüz yok ama rezervasyonla bunu yapabileceklerini söylediler. 

Rezervasyon için Lara & Vito Abuaf'ı arayıp onlarla iletişime geçebilirsiniz.
 

Adres : Alaçatı mah. Kerimoğlu Küme Evleri. No : 15 Alaçatı / Çeşme.
info@tarlaalacati.com 
Telefon : 0232 716 75 14 // 0532 446 30 61

 

Keyfiniz bol olsun!
AFİYET OLSUN! :) 

Çeşme plajlara devam!

Epey rüzgarlı Çeşme'den selamlar!

Her gelenin felek şaşmış durumda! Bu rüzgar ne diyorlar?
Ilıca plajı çalışanları artık 14. gün 1 gün daha düz olmadı deniz diyor.
Rüzgar o kadar çok ki denize girme isteği gelmiyor insana... ama Çeşme yine de Çeşme.
Tatil nasıl olursa olsun güzeldir.

Bu sene Çeşme'nin yeni gözdesinden bahsetmek istiyorum size ZİO BEACH.

Zio Beach eski Solto Beach oluyor.
Solto otelinin denizi yani Alaçatıdayız.
Biz Zio Beach'e hem Cuma hem Cumartesi günü gittik.
2 gün arasında epey fark vardı...
Öncelikle giriş ücreti 40 TL ve bu ücrete 1 soft drink dahil olduğunu söyleyerek başlayalım.
Hatta çocuğunuzla geldiyseniz bakıcı ücreti alınmıyor demekte fayda var, bilginiz olsun!
En güzel özelliğinden birisi de "köpek dostu" mekan. Köpeğinizle buraya rahatlıkla gelebilirsiniz.

 

Cuma günü normal bir kalabalık vardı hatta kalabalık değildi bile, yayıla yayıla oturduk, çok keyif aldık. Deniz suyu çok soğuk ve hava epey rüzgarlydı ama Solto otelinin havuzu olduğu için çocuklarımız yine de çok keyif aldı.

Haliyle biz de çok keyif aldık...

 
Cumartesi günü Zio Beach ilk en kalabalık gününü yaşadı. Herkes oradaydı, iğne atsanız yere düşmüyordu. Yemek kısmını bile iyi yönetemediler haliyle.
Plajın kapıları kapandı, öğle saatlerinde içeriye daha fazla kişi alamayacağız deyip insanları kapıdan geri çevirdiler! (o kadar kalabalıktı!)
Biz Cuma günü çok keyif aldığımız için gitmiştik, Cumartesi günü aynı keyfi almasak da güzeldi. Happy hour'ları çocuksuz gidenler için çok keyifli olacaktır eminim!
 

Çeşme'de bu kadar aşırı rüzgarı görünce size tavsiyem Paşalimanı'nı tercih etmeniz!

Orada da yemeği güzel, çocuğunuzla çook keyif alacağınız mekan Quente Beach var.
Giriş ücreti 40 TL ama Vodafone Red'liyseniz %50 indiriminiz var!
İçeride çocuklar için park var, kumu çok güzel, deniz suyu ılık, bebekler için hamaklar, çocuklar için şeker koltuklarla dolu bir mekan.

 

Son olarak, çocuğunuzla geldiğiniz Çeşme tatiline Sheraton otelinde 20:45 - 21:15 saatleri arasında çocuklara özel parti var!
Yarım saat süren, çocuğunuzun müziğe ve dansa doyduğu uyku öncesi eğlencesi! :)
Giriş ücreti alınmıyor, çocuklar çok keyif alıyor!

 

Benden şimdilik bu kadar!
Sevgiler!